Öğrencilerin Gözünden BGP

1.TİKAV size neler kazandırdı?

TİKAV sayesinde geleceğe umutla bakmayı, gelecek için planlarımı daha doğru yapmayı öğrendim. Daha öncesinde, hayalini bile kuramayacağım ortamlarda bulundum. Sevgi ve saygının kutsallığı ile ön yargılarımdan kurtulup, kendimle tanıştım, kendime özgüvenim arttı, farklı bakış açıları kazandım ve imkansız gibi görünenleri başarabileceğime inandım. Geleceğimin çömlek testisindeki kil gibi olduğunu ve geleceğimi şekillendirebileceğimi gördüm.

2. Bireysel Gelişim Programı’ndan beklentileriniz nelerdi?

TİKAV’ın uyguladığı Bireysel Gelişim Programı’ndan üniversiteyi kazandığım yılın öncesindeki yaz tatilinde haberim oldu. İnternetten burs araştırması yaparken verilen bursun yanında böylesi bir gelişim programına rastlamak beni oldukça heyecanlandırdı; çünkü aktif öğrenme konusunda yetersiz, bilgiyi sadece depolayıp, uygulamaya geçirmede zorlanan, geleneksel öğrenme yaklaşımının baskın olduğu eğitimle pasif bireyler olarak yetiştirildik. Üniversite gençlerine yönelik Bireysel Gelişim Programı’nı ilk okuduğumda, bu uygulama programının altında yatan asıl gerçeklerin bu eksiklikleri gidermek, bireyi hayatın kenarından alıp merkezine oturtmak, sosyal bir ortamda kalıcı zihin ve yaşam becerileri kazandırmak olduğunu gördüm.

Bireysel Gelişim Programı’nın olmak istediğim gibi; ileri görüşlü, açık fikirlere sahip, düşüncelerini açıklamaktan çekinmeyen, sosyal, girişimci, donanımlı bireyler yetiştirdiğine ve iş hayatında, özel hayatta başarıyı yakalamanın tüm imkanlarını biz gençlere altın tepsi içerisinde sunan bir program olduğuna inandım.

3. TİKAV Bireysel Gelişim Programı, beklentilerinizin ne kadarına cevap verdi?

Planlı, sistemli bir yaklaşımla uygulanmakta olan Bireysel Gelişim Programı sayesin geleceğe daha güvenle bakabilen, hedefleri olan, gelişime kararlı biri olduğumu hissediyorum. Şu an istediğim konumda değilim; ama hedefime ulaşabilmek için izlemem gereken yolu nasıl bulacağımı öğrendim. Bütün beklentilerimi ve hayallerimi fazlasıyla karşıladı. En büyük kazançlarımdan birisi ise büyük TİKAV ailesinin üyesi olmak oldu.

4. TİKAV ile hiç karşılaşmamış olsaydınız hayatınızda neler farklı olurdu?

Toplumsal duyarlılığımı geliştiremez, kendimi bu kadar iyi tanıma fırsatı bulamazdım, sahip olduğum potansiyelin farkında olamazdım, edindiğim dostlara sahip olamazdım, yurt dışına çıkamazdım, İngilizceyi öğrenemezdim. Küçük dünyamda, dar bir bakış açısına sahip olarak küçük hayaller peşinde koşardım. Yayından fırlatılmak üzere olan bir ok bilinçsiz bir el tarafından fırlatılırsa savrulur. Ben de hedefsiz, bir sonraki adımını göremeden tesadüflere bağlı yaşayıp, yalnızca önümdekilere bakıp onlarla yetinirdim.

5. TİKAV’la yaşadığınız en eğlenceli anınızı bizimle paylaşır mısınız?

TİKAV ile hem eğlendiren hem eğiten birçok unutulmaz anıya sahip oldum. Eskişehir Mahmudiye ilçesi Mahmudiye İlköğretim Okulu binasını takım çalışması bilinci ile boyamamız, temizlememiz, süslememiz ve okulu asıl sahipleri olan küçük kardeşlerimize sunmamız hüznü, neşeyi, umudu, heyecanı bir arada yaşamamıza neden oldu. Yeniden restore ettiğimiz okulun sahiplerine, “Siz yalnız değilsiniz; sizleri düşünen birileri var” demek onlar için hiçbir karşılık gözetmeden emek vermek büyük bir gururdu.

2009 Yaz Programında gezilerimizle, eğitimlerimizle, söyleşilerimizle çok keyifli anlar yaşadık. Ama bu programın sonunda bizim için düzenlenen sertifika töreninde davetliler için düzenlemiş olduğumuz sıradışı tiyatro gösterimizin hem hazırlık aşaması, hem sunum aşaması bizi çok eğlendirdi. Davetlilerin gösterimimiz karşısındaki hoş kahkahaları bizleri daha da mutlu etti.

Unutulmaz bir anımızda Eskişehir Frig Vadisi Kampında gerçekleşti. Doğa ile başbaşa kaldığımız o dört gün; sabretmeyi, takım olmayı, paylaşmayı, doğada yaşamayı, doğada yaşamımızı idame etmeyi öğretti. Gecesi ile gündüzü ile, böceği ile çadırı ile, güneşi ile çamuru ile dopdolu dört gün geçirdik. O dört gün yemek yapmayı bilmeyenlere yemek yapmayı bile öğretti.

6. Üç yıl boyunca TİKAV’da sizi en çok etkileyen bir  anektodunuzu  bizimle paylaşabilir misiniz?

TİKAV’da bursiyer olmaya hak kazandığım ilk sene Ankara Amerikan Büyükelçiliği’nde bizim için yapılan Garden Party’deki muhteşem atmosfer beni çok etkilemişti. İlk defa öyle bir ortama girdiğim için ne yapmam gerektiğini bilmiyor ve biraz çekiniyordum. Ama bu hissi bir daha hiç hissetmedim. Girdiğim hiçbir ortam beni korkutmadı.

7. Bireysel Gelişim Programı içerisinde en verim aldığınız çalışma hangisi oldu? Hangi yönlerden faydalar sağladınız?

Bana yurtardışına çıkış yolları ve fırsatları göstererek önümü açan, aldığımız “AB Projeleri” eğitimi ve akademik hayatıma büyük katkı sağlayacak olan “Uygulamalı Araştırma ve Mülakat Teknikleri” eğitimi en fayda sağladığım eğitimlerin içinde yer almaktadır. Ayrıca, kendimi rahat ifade edebilmemde “Toplum Önünde Konuşma” ve “İletişim” seminerlerimizin de büyük faydası oldu.

8. TİKAV’lı olarak çevrenizdeki arkadaşlarınızdan  farklarınız nelerdir?

Bence uzun bir yolu araba ile gitmek ve yayan gitmek arasındaki fark ne kadar çok ise TİKAV’lı bir öğrencinin de akranları ile arasındaki fark o kadar çoktur. Olaylara daha objektif yaklaşabiliyorum, kendimi rahatça ifade edebiliyorum, önümü görebiliyorum ve zamanı kullanmayı biliyorum. Bunlar benim ön plana çıkmamı sağlıyor.

9. Toplumsal Hizmet Faaliyeti çalışmalarınız sırasında sizi etkileyen bir anektodu bizimle paylaşabilir misiniz?

Vali Osman Aydın Gençlik Merkezi’nde Fen Bilgisi anlattığım öğrencilerimden biri birgün yanıma gelip “Hocam sizinle geleceğim hakkında konuşmak istiyorum.” dedi. Tebessümle “Tabi” deyip onunla bir yürüyüş yapmaya başladık. “Hocam gelecekte hangi mesleğin beni mutlu edeceğini kestiremiyorum. Ama size baktığımda bölümünüzden çok mutlu olduğunuzu görüyor ve mesleğinizi çok iyi yapacağınıza inanıyorum. O kadar içten yapıyorsunuz ki her şeyinizle size gıpta ediyorum.. Gerçekten insan her yaptığından mutlu olur mu?” diye sordu. “Ben de sizin gibi inşaat mühendisliğini seçmek istiyorum. Ben de ileride sizin gibi biri olacağım.” dedi.( Murat Erdem)

Toplumsal hizmete ilk başladığımız zamanlarda huzur evine gitmiştik. Orda insanların yalnızlıklarını gördüm. Bizlerle bir şeyler paylaşmak istediler, kendilerini birinin dinlediğini görmek onları çok mutlu etmişti. Bu benim yaptığım işten büyük mutluluk duymama neden oldu. (Abdurrazak Doğan)

Vali Osman Aydın Çocuk ve Gençlik Merkezi’nde toplumsal hizmet faaliyetimi yaparken yardıma muhtaç çocuklara kıyafet yardımında bulunuyorduk. Odaya ayakkabısı yırtık bir çocuk geldi. Görevli: Evladım bu ayakkabının hali ne, niye bu kadar çabuk eskittin, dedi. Çocuk: Benim okulum uzak her gün çok yürüdüğüm için eskiyor, dedi. Görevli: Sana bu dönem bir ayakkabı vereceğiz, ama bu dönem bir daha ayakkabı alamayacaksın, dedi.

Çocuk: Ağabey benim yerime acaba anneme ayakkabı verseniz olur mu?diye sorduğunda canım o kadar yandı ki yaptığım işin ne kadar önemli olduğunu anladım. Görevliyi çocuğa iki ayakkabı vermesi konusunda ikna ettim. (Ramazan Adıyaman)

Vali Osman Aydın Gençlik Merkezi’nde SBS’ye hazırlanan öğrencilere verdiğimiz dersler ve onların sosyal gelişimlerine yakından tanık olmak… Fidanın toprakta boy göstermesi gibi bir şey. Tanımadığım ve belki de TİKAV olmasa tanıyamayacağım çocukların birden kardeşlerim olmaları ve benim onların ablaları olmam…(Nalan Sav)

10.TİKAV ile yaşadığınız yurt dışı tecrübenizde kazanımlarınız neler oldu?

Belki çok sonraları yaşayabileceğim veya hiç tecrübe edemeyeceğim şaşkınlıkları TİKAV sayesinde bu kadar erken yaşamam benim için büyük bir şans oldu. Farklı bir ülkede, farklı kültürle, farklı diller, farklı insanlar içinde bulunduğum ortama alışmam kolay oldu. Çünkü farklılıkların zenginliklerimiz olduğunu yine TİKAV’ın vermiş olduğu bir eğitimle farkına varmıştım. Onlara bizden biri değillermiş gibi davranmamın onları ÖTEKİLEŞTİRMEK olacağını biliyordum. O eğitimde öğrendiklerimi yurt dışında tecrübe ettim. Önceden korkutucu ve uzak gelen yurtdışı şimdi cesurca yapabileceğim bir şey oldu. Dil konusundaki korkularım yıkıldı. İngilizcemi daha da geliştirmem gerektiğini bu tecrübemle daha iyi anladım.

11. TİKAV’ın organize etttiği, alanında uzman kişilerle yapmış olduğunuz söyleşilerden, sizin için en özel olanı hangisidir? Sizi neden etkilediğini anlatabilir misiniz?

İş dünyasının zirvesinde olan Hamdi Akın, Ali Sabancı, Vuslat Sabancı ile yapılan içten, mütevazi sohbetler ders verici ve yönlendiriciydi. Ayrıca, Can Dündar ile yapılan Atatürk konulu söyleşi çok anlamlıydı.

12. Uluslararası Gençlik Ödülü Projesi sizin hayatınızda neleri değiştirdi?

Benim için Edinburgh Dükü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı farklı alanlardaki aktiviteleri bir arada yapabilmeme fırsat oldu. Topluma yardım etme bilincine kavuşmamı, fiziksel aktivitelerle kendimi çok boyutlu geliştirmemi, bir dil öğrenerek kendime yeni bir beceri kazandırmamı ve bu yaptıklarımın hepsini uluslararası geçerliliği olan bir sertifika ile belgelendirmemi sağladı.

13. TİKAV’daki kazanımlarınızın çevrenize etkileri neler oldu?

Bende var olan değişimin çevremdeki insanlar da farkındalar, onların gözünde itibarım yükseldi. Tutum, davranış ve kararlarım ailemin güvenini kazanmamı sağladı. Başarılı ve azimli çalışmalarım beni takdir etmelerine neden oldu. Beyan ettiğim fikirlere saygı duyar oldular. Aileme, arkadaşlarıma ve tanımadığım insanlara karşı empati yeteneğim gelişti. Yardım bilincim arttı. Artık daha çok paylaşıyor ve mutlu oluyorum. TİKAV’ın bana sunduğu eğitimleri arkadaşlarımla paylaşıp onlara tavsiyelerde ve yönlendirmelerde bulunuyorum.

14. TİKAV hedeflerinizde neleri değiştirdi?

Neleri değiştirmedi ki! Tek bir bakış açısından kurtulup bütünü görmeye başladım. Küçük olan hedeflerim büyüdü. Paylaşmayı ve paylaştıkça her şeyin çoğaldığını öğrendim. Artık sadece kendim için değil başkaları için de başarmak istiyorum.

15. TİKAV’lı olamak sizce ne demektir?

Karanlık tünelin ardındaki ışık huzmesine doğru ilerlemek, ışığa ulaşmak ve ışıkla çevredekileri aydınlatmak ve ayrıcalıklı olmak demek.